IFAB kurallarına göre futbolda elle oynama rehberi
Futbolda en çok tartışılan, en çok sinir bozulan ve en çok “ya hakem görmedi mi?” dedirten konu nedir? Elle oynama. Hafta sonu maçlarında milyonlarca kişi aynı anda ekrana bağırır: “El var el!” Karşı taraf ise aynı pozisyona bakıp “Çarpma o, çarpma!” der. Peki futbolda el kuralı ne diyor, gerçekte ne zaman el sayılır, ne zaman sayılmaz? Kurallar gerçekten bu kadar karmaşık mı?
Bu rehberde futbolda el kuralını A’dan Z’ye, IFAB’ın güncel kuralları çerçevesinde, somut örneklerle ve tarihi pozisyonlarla birlikte ele alıyoruz. Futbolda el kuralı ne zaman faul, ne zaman çarpma? Tişört bölgesi ne demek? VAR elle oynama kararlarına nasıl müdahale ediyor? Hepsini tek bir yerde bulacaksınız.
Futbolda el kuralı, IFAB (Uluslararası Futbol Birliği Kurulu) tarafından Futbol Oyun Kuralları’nın 12. maddesinde düzenlenen ve kaleci hariç hiçbir oyuncunun topa eliyle veya koluyla dokunamayacağını belirten kuraldır. Ancak topun bir oyuncunun eline veya koluna her teması faul değildir; kuralda belirleyici olan temasın nasıl ve hangi koşullarda gerçekleştiğidir.
Futbolda el kuralı yıllar içinde defalarca değişikliğe uğramıştır; çünkü “el mi topa gitti, top mu ele çarptı?” sorusunun cevabı çoğu zaman net değildir.
Futbolda el kuralı kapsamında IFAB’a göre “el/kol” tanımı omuzla kol kemiğinin birleştiği noktanın alt kısmından başlar. Yani omuz teması elle oynama sayılmaz. Referans noktası, formanın kol dikişinin hizasıdır. Bu çizginin üzerine temas eden top omuz sayılır, altına temas eden top ise el/kol bölgesidir.
IFAB’ın güncel kurallarına göre futbolda el kuralı aşağıdaki dört durumda ihlal sayılır:
Bir oyuncu elini veya kolunu topa doğru hareket ettirerek bilinçli şekilde topa dokunursa, bu futbolda el kuralı kapsamında en net ihlaldir. Oyuncunun niyeti bellidir: top doğal yoldan gelmemiştir, oyuncu topa ulaşmak için elini ya da kolunu kullanmıştır. Klasik örnek: rakibin ortasını kesmek için elini uzatan defans oyuncusu veya kale çizgisi üzerinde topa elle müdahale eden oyuncu. Bu tür pozisyonlarda hakemin tereddüt etmesi beklenmez.
Oyuncunun eli veya kolu, vücudunun doğal konumundan farklı bir pozisyondaysa ve bu şekilde topla temas etme riskini artırıyorsa, hakem ihlal kararı verir. Tipik örnek: kollarını yana açarak bir bariyere dönüşen defans oyuncusu. Burada oyuncu “kasıtlı” dokunmamış olabilir ama koluyla vücudunu büyüttüğü için temas riskini kendi artırmıştır.
“Doğal pozisyon” kavramı, futbolda el kuralındaki en subjektif ve en çok tartışılan unsurdur. Bir oyuncu koşarken kollarını denge için hafifçe açık tutar ve bu fiziksel olarak doğaldır. Ancak aynı oyuncu duran toptan gelen bir şutta kollarını geniş açıyorsa, bu artık doğal bir hareket olarak kabul edilmez. Hakemin burada değerlendirmesi gereken temel soru şudur: oyuncunun kol pozisyonu, o andaki hareketine uygun mu, yoksa temas alanını genişletmek mi istemiş?
Barajda serbest vuruşu bekleyen oyuncular için de aynı kriter geçerlidir. Ellerini vücudunun önünde veya arkasında tutan oyuncuya çarpan top genellikle çarpma sayılır. Ancak kollarını yana doğru açık bırakan oyuncuya çarpan top, elle oynama olarak değerlendirilir.
Bir oyuncu kasıtlı veya kazara eliyle ya da koluyla gol atarsa, gol her koşulda iptal edilir. Aynı şekilde eliyle/koluyla topa değdikten hemen sonra gol atması durumunda da gol geçersizdir. Burada kasıt aranmaz; sonuç belirleyicidir.
El veya kol, omuz hizasının üzerindeyse ve topa temas ediyorsa, bu neredeyse otomatik olarak elle oynama sayılır. Kol bu kadar yüksekteyken “doğal pozisyon” savunması geçerliliğini yitirir.
Uygulamada hücum ve savunma oyuncuları farklı değerlendirme kriterlerine tabi tutulur. Hücum tarafında elle oynama doğrudan gol veya gol pozisyonuyla ilişkili olduğu için daha sıkı incelenir. Savunma tarafında ise “doğal pozisyon” kriteri daha titizlikle değerlendirilir; çünkü defans oyuncusunun topa müdahale etme niyeti genellikle daha belirgindir. 2021 değişikliğiyle birlikte hücum oyuncusunun kazara eli sonrası goller artık geçerli sayılabiliyor; ancak bu yalnızca “hemen” sonrasında gol atılmamışsa geçerlidir.
Topun bir oyuncunun eline veya koluna her teması ihlal değildir. Futbolda el kuralı kapsamında IFAB’a göre aşağıdaki beş durumda ihlal kararı verilmez:
Oyuncunun eli veya kolu vücudunun yanında, doğal bir konumdaysa ve top bu bölgeye çarparsa, bu bir ihlal değildir. Önemli olan, oyuncunun elini veya kolunu topa doğru götürmemiş olması ve vücudunu büyütmemiş olmasıdır.
Bir oyuncu yere düşerken dengesini korumak için elini yere koyar ve top bu destek eline çarparsa, bu futbolda el kuralı açısından ihlal sayılmaz. Ancak oyuncunun düşüş sırasında diğer eline (destek eli olmayan) çarpması halinde durum farklı değerlendirilir.
Top bir başka oyuncunun vücudundan, kafasından veya ayağından sekip çok yakın mesafede bir oyuncunun eline/koluna gelirse ve oyuncunun tepki vermesi fiziksel olarak imkansızsa, bu ihlal sayılmaz.
Oyuncunun topu görmediği, sırtının dönük olduğu pozisyonlarda kola çarpan toplarda hakem genellikle devam kararı verir. Burada oyuncunun topu görmemesi ve herhangi bir bilinçli hareket yapmaması belirleyicidir.
2021’deki IFAB değişikliğiyle birlikte, bir oyuncunun kazara elle oynaması sonucunda takım arkadaşının gol atması veya gol pozisyonuna girmesi artık ihlal sayılmıyor. Bu değişiklik öncesinde hücum bölgesindeki her el teması sonrası gol iptal ediliyordu.
IFAB, futbolda el kuralı sınırını daha net hale getirmek için “tişört bölgesi” (t-shirt line) kavramını getirdi. Bu kavram, formanın kol kesim çizgisini referans alır.
Omuz ile dirseğin yarısının üst kısmı, yani formanın kolunu kapsayan bölge, elle oynama sayılmaz. Bu hizanın altındaki tüm temas ise el/kol olarak değerlendirilir. Pratikte bu, hakemlerin “top omza mı kolun üst kısmına mı çarptı?” tartışmasına daha somut bir ölçüt getirmiştir.
Tişört bölgesi tanımı, futbolda el kuralı uygulamalarında ve özellikle VAR incelemelerinde kritik bir kriter haline geldi. Çünkü ağır çekim görüntülerde topun tam olarak nereye temas ettiği artık milimetrik hassasiyetle belirlenebiliyor.
FIFA, 2024 yılında futbolda el kuralına ek bir netlik getirmek amacıyla “saat kadranı” yöntemini gündeme getirdi. Bu yaklaşım, oyuncunun kolunun pozisyonunu bir saat kadranı üzerinden değerlendirir.
| Saat Pozisyonu | Bölge | Karar |
|---|---|---|
| 9 ile 3 arası | Üst yarı | Elle oynama sayılır |
| 3-4 ve 8-9 arası | Geçiş bölgesi | Hakemin takdirine bırakılır |
| 4 ile 8 arası | Alt yarı | Elle oynama sayılmaz |
Saat kadranı yaklaşımının en önemli katkısı, “doğal pozisyon” gibi soyut bir kavramı görselleştirilebilir bir ölçüte dönüştürmesidir. Bir oyuncunun kolu saat 5 hizasında, yani vücudunun yanındaysa, bu fiziksel olarak doğal bir pozisyondur. Ancak aynı kol saat 2 hizasında, yani yatay açılmışsa, bu açıkça vücudu büyütme anlamına gelir. Bu yöntem hakemlerin kararlarını daha hızlı ve tutarlı vermesini sağlamayı hedefliyor.
Bu yöntem futbolda el kuralı için henüz resmi kural kitabına tam olarak girmemiş olsa da hakemlere yol gösterici bir çerçeve olarak paylaşıldı. Amacı, tüm dünyada elle oynama kararlarında tutarlılığı artırmaktır.
Futbolda el kuralı, futbolun en çok değişen maddelerinden biridir. İşte yıllar içindeki kritik dönüm noktaları:
| Yıl | Değişiklik | Etki |
|---|---|---|
| 2019 öncesi | Niyet odaklı değerlendirme | Subjektif, tutarsız kararlar |
| 2019 | Büyük revizyon: pozisyon kriteri eklendi | Omuz üstü otomatik ihlal, elle gol iptali |
| 2020 | Tişört bölgesi tanımı | Omuz-kol sınırı netleşti |
| 2021 | Kazara el yumuşatması | Takım arkadaşı kazara eli sonrası goller geçerli |
| 2024-25 | Saat kadranı yöntemi | Sistematik pozisyon değerlendirmesi |
2019 öncesinde elle oynama kararlarında temel kriter “kasıt” idi. Hakem, oyuncunun topu bilerek mi oynamaya çalıştığını değerlendirirdi. Ancak bu yaklaşım son derece subjektifti. Aynı pozisyona bir hakem “kasıtlı” derken diğeri “çarpma” diyebiliyordu.
IFAB, 2019 yılında elle oynama kuralında kapsamlı bir revizyon yaptı. Artık sadece kasıt değil, elin pozisyonu da belirleyici hale geldi. Omuz hizasının üzerindeki her temas otomatik ihlal sayılmaya başladı. Ayrıca eliyle gol atan oyuncunun golü, kasıt olsun veya olmasın, iptal edilecekti. Bu dönemde hücum oyuncusunun eline çarpan top sonrası atılan goller de iptal ediliyordu ki bu uygulama büyük tartışmalara yol açtı.
IFAB, omuz-kol sınırını daha net hale getirmek için tişört bölgesi kavramını devreye soktu. Omuz ile dirseğin yarısının üstünden itibaren yapılan oynamalar elle oynama kapsamından çıkarıldı.
Futbolda el kuralı açısından en önemli yumuşatma bu yıl geldi. Bir oyuncunun kazara elle oynaması sonucunda takım arkadaşının gol atması veya gol pozisyonuna girmesi artık ihlal sayılmayacaktı. Bu değişiklik, 2019’daki sert uygulamaların yarattığı adaletsizlik algısına bir cevap niteliğindeydi.
FIFA, saat kadranı yöntemiyle elin pozisyonuna göre daha sistematik bir değerlendirme çerçevesi getirdi. Ayrıca VAR’ın elle oynama kararlarında ağır çekim görüntüleri nasıl kullanması gerektiği konusu da netleştirildi.
Video Yardımcı Hakem (VAR) sisteminin futbola girmesiyle birlikte futbolda el kuralı kararları yepyeni bir boyut kazandı. VAR öncesi dönemde hakem bir anlık gözlemine dayanarak karar verirken, artık futbolda el kuralı pozisyonları farklı açılardan ve farklı hızlarda incelenebiliyor.
VAR, elle oynama pozisyonlarına her durumda müdahale etmez. Müdahale edebileceği üç durum şunlardır:
VAR, hakemin verdiği kararı yalnızca “açık ve bariz hata” veya “gözden kaçan ciddi bir olay” durumunda değiştirebilir. Her tartışmalı pozisyonda değil, yalnızca net hata durumlarında devreye girer.
VAR’ın elle oynama kararlarındaki en tartışmalı yönü ağır çekim görüntülerdir. Normal hızda bakıldığında çarpma gibi görünen bir temas, ağır çekimde kasıtlı bir hareket gibi algılanabilir. IFAB, hakemlerin ağır çekim görüntülere dikkatli yaklaşması gerektiğini, temasın kasıtlılığını değerlendirirken normal hızın esas alınmasını tavsiye etmektedir.
Süper Lig’de VAR uygulaması 2018-2019 sezonundan bu yana aktif. Elle oynama pozisyonları, Türk futbolundaki VAR tartışmalarının başlıca gündem maddelerinden birini oluşturuyor. TFF bünyesindeki Merkez Hakem Kurulu (MHK), her sezon başında hakemlere elle oynama kriterleri konusunda seminerler veriyor ve IFAB’ın güncel yorumlarını paylaşıyor. MHK’nın yayınladığı sezon başı kılavuzlarında, özellikle ceza sahası içindeki elle oynama pozisyonlarında VAR’ın “açık ve bariz hata” veya “gözden kaçan ciddi olay” standardını uygulaması gerektiği vurgulanıyor.
Süper Lig, futbolda el kuralı tartışmalarının en yoğun yaşandığı liglerden biridir. 2024-25 sezonunun en çok konuşulan elle oynama pozisyonlarından biri Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde yaşandı. 25. haftada kornerden gelen topa Lemina’nın kolunu yukarıda tutarak temas etmesi, eski hakemlerin tamamı tarafından “net penaltı” olarak değerlendirildi. Eski hakem Bülent Yıldırım, “Uzaktan gelen, beklenen bir top. Risk aldın. Kol doğal değil. VAR devreye girmeliydi” dedi. Ancak maçın hakemi ve VAR ekibi bu pozisyona müdahale etmedi.
Bir başka tartışmalı pozisyon, Antalyaspor-Galatasaray maçında Torreira’nın elle oynaması oldu. Eski hakem Deniz Çoban pozisyonu “sadece elle oynama var, kart düşünülmez” şeklinde yorumlarken, Bahattin Duran da “diziyle oynamaya çalışmış, kolunu kapatmaya çalışmış” diyerek doğal pozisyon sınırındaki belirsizliğe dikkat çekti. Bu örnekler, futbolda el kuralı uygulamalarının Türk futbolunda ne kadar tartışmalı olduğunu açıkça gösteriyor.
Futbolda el kuralı ihlali tespit edildiğinde uygulanacak ceza, ihlalin nerede ve nasıl gerçekleştiğine göre değişir.
| Durum | Ceza |
|---|---|
| Ceza sahası dışında elle oynama | Direkt serbest vuruş |
| Ceza sahası içinde elle oynama | Penaltı |
| Taktiksel elle oynama / umut vaat eden atağı durdurma | Sarı kart |
| Bariz gol şansını engelleme (DOGSO) | Kırmızı kart |
| DOGSO + penaltı (çifte ceza kuralı) | Sarı karta indirilir |
Elle oynama ceza sahası dışında gerçekleşirse rakip takıma direkt serbest vuruş verilir. Ceza sahası içinde gerçekleşirse penaltı verilir. Her iki durumda da topun elle oynamanın yapıldığı noktadan oynanması gerekir.
Şu durumlarda elle oynama yapan oyuncuya sarı kart gösterilir: umut vaat eden bir atağı elle oynama ile durdurma ve taktiksel bir avantaj elde etmek amacıyla kasıtlı elle oynama.
Eğer elle oynama, rakibin bariz bir gol şansını engelliyorsa (DOGSO: Denying an Obvious Goal Scoring Opportunity), oyuncuya kırmızı kart gösterilir. DOGSO, futbolda “gol olacak pozisyonu elle engelleme” anlamına gelir ve en ağır bireysel cezalardan biridir.
Burada önemli bir nüans vardır: eğer hakem penaltı veriyorsa, DOGSO durumunda bile ceza sarı karta indirilir. Buna “çifte ceza kuralı” denir; hem penaltı hem kırmızı kart verilmesi aşırı ceza olarak görüldüğü için 2016’dan bu yana bu uygulama geçerlidir. Ancak penaltı verilmeyen durumlarda, yani ceza sahası dışında bariz gol şansını elle engelleme gerçekleşirse, doğrudan kırmızı kart çıkar.
Luis Suarez’in 2010 Dünya Kupası’nda Gana’ya karşı yaptığı hareket, DOGSO kuralının en klasik örneğidir: kale çizgisinde topa elle müdahale, kırmızı kart ve penaltı. Kural kitabı tam olarak bu senaryo için yazılmıştır.
Futbolda el kuralının iki önemli istisnası vardır:
Kaleciler kendi ceza sahaları içinde topa elleriyle dokunabilir. Ancak kaleci ceza sahası dışına çıkarak topa eliyle dokunursa, diğer oyuncularla aynı kurala tabi olur ve serbest vuruş cezası alır. Ayrıca kaleci, takım arkadaşının ayakla kasıtlı olarak kendisine geri pas yaptığı topu elleriyle tutamaz. Bu durumda endirekt serbest vuruş verilir.
IFAB’ın 2025 güncellemesiyle birlikte kalecilerin topu elinde tutma süresi 6 saniyeden 8 saniyeye çıkarıldı. Süreyi aşan kaleciye artık endirekt serbest vuruş yerine köşe vuruşu cezası veriliyor.
Taç atışında oyuncu topu elleriyle oyuna sokar. Bu, kuralların izin verdiği tek elle oynama durumudur ve herhangi bir ihlal söz konusu değildir. Taç atışının da kendine özgü kuralları vardır: iki elle, başın arkasından, her iki ayak yere basarak yapılmalıdır.
Elle oynama kuralı futbol tarihinin en unutulmaz anlarından bazılarının merkezinde yer alır. Bu pozisyonlar sadece maç sonuçlarını değil, futbolda el kuralı tartışmalarını, kural değişikliklerini ve hatta teknoloji tartışmalarını bile şekillendirdi. İşte futbol dünyasını sarsan üç tarihi pozisyon:
22 Haziran 1986, Dünya Kupası çeyrek finali, Meksiko City’deki Azteca Stadyumu’nda 115.000 seyirci önünde Arjantin-İngiltere karşılaşması. İki ülke arasındaki Falkland Savaşı’nın üzerinden henüz dört yıl geçmişti ve sahada gerilim doruk noktasındaydı.
Maç 0-0 devam ederken 51. dakikada İngiliz savunmacı Steve Hodge’un hatalı açması topu havaya kaldırdı. 165 cm boyundaki Diego Maradona, 185 cm boyundaki kaleci Peter Shilton ile hava topuna çıktı ve sol yumruğuyla topu ağlara gönderdi. Tunuslu hakem Ali Bin Nasser ve yardımcıları pozisyonu göremedi, gol geçerli sayıldı. İngiliz oyuncuların tüm itirazları sonuçsuz kaldı.
Maç sonrası Maradona’nın sözleri efsaneleşti: “Biraz Maradona’nın kafasıyla, biraz Tanrı’nın eliyle.” Arjantin bu maçı 2-1 kazandı (Maradona’nın ikinci golü “Yüzyılın Golü” seçildi) ve kupayı alarak eve döndü. Bu pozisyon, VAR öncesi dönemin en ikonik hakem hatası olarak tarihe geçti.
18 Kasım 2009, 2010 Dünya Kupası play-off rövanşı, Paris’teki Stade de France’ta Fransa-İrlanda. İrlanda ilk maçtaki 1-0 mağlubiyetin ardından Robbie Keane’in golüyle toplam skoru eşitlemişti ve uzatmaya girildi. 103. dakikada Florent Malouda’nın ortasında top İrlanda ceza sahasında zıplarken Thierry Henry sol eliyle topa iki kez dokunarak kontrolünü sağladı ve William Gallas’a çıkardı. Gallas kafayla golü attı. İsveçli hakem Martin Hansson eli göremedi, İrlanda oyuncularının çılgın itirazlarına rağmen golü geçerli saydı.
Henry maçtan sonra eli kullandığını kabul etti: “Evet, el vardı. Ama hakem ben değilim.” İrlanda Futbol Federasyonu FIFA’dan maçın tekrarını talep etti ancak reddedildi. Fransa Dünya Kupası’na gitti (ki orada kadro isyanıyla grup aşamasında elendi), İrlanda ise evde kaldı. FIFA’nın bu olaya müdahale etmemesi, VAR tartışmalarını hızlandıran en büyük itici güçlerden biri oldu. Hakem Hansson ise yıllar sonra maçtan sonra ağladığını itiraf etti.
2 Temmuz 2010, Dünya Kupası çeyrek finali: Uruguay-Gana. Uzatmanın son dakikasında Gana’nın serbest vuruşundan gelişen pozisyonda Stephen Appiah’ın şutu çizgi üzerinde Suarez’in bacağına çarptı, dönen topu Dominic Adiyah kafa ile kaleye gönderdi. Suarez ise kale çizgisinde iki eliyle topu çıkardı. Hakem penaltı verdi ve Suarez’e kırmızı kart gösterdi.
Ancak hikayenin en acı kısmı sonrasında yaşandı: Asamoah Gyan penaltıyı üst direğe vurdu. Maç penaltılara gitti ve Uruguay 4-2 kazandı. Suarez tünelde penaltı sonucunu izledikten sonra çılgınca sevindi. “Turnuvanın en iyi kurtarışını ben yaptım” dedi. Bu pozisyon, kasıtlı elle oynamanın stratejik olarak kullanılmasının en çarpıcı örneği olarak tarihe geçti.
Futbolda el kuralı, sporun en dinamik ve en çok tartışılan maddesidir. IFAB yıllar içinde bu kuralı netleştirmek için tişört bölgesi, saat kadranı yöntemi ve VAR protokolleri gibi araçlar geliştirdi. Yine de kuralın önemli bir kısmı hakemin sahada yaptığı değerlendirmeye, yani insan muhakemesine bağlı kalmaya devam ediyor.
Temel prensibi hatırlamak yeterlidir: topun ele her teması faul değildir, ancak oyuncunun el veya koluyla vücudunu doğal olmayan şekilde büyütmesi veya kasıtlı olarak topa dokunması bir ihlaldir. Bu ayrımı bilmek, hem tribünden hem de ekran başından futbolu daha iyi anlamanın anahtarıdır.
Futbolda el kuralı her sezon güncellenmaye devam ediyor. Bu rehber, IFAB’ın en güncel kararları doğrultusunda hazırlandı ve yeni değişiklikler oldukça güncellenecektir.
Hayır. Elle oynama ceza sahası içinde gerçekleşirse penaltı, ceza sahası dışında gerçekleşirse serbest vuruş verilir. Ayrıca topun ele her teması ihlal sayılmaz; kuralda belirtilen koşulların karşılanması gerekir.
Hayır. IFAB kurallarına göre omuz, el/kol kapsamında değildir. Top omza çarparsa oyun devam eder. Ancak omuzla kolun birleştiği hizanın hemen altına çarpan toplarda tişört bölgesi kriteri devreye girer.
Kaleci ceza sahasının dışına çıkarak topa eliyle dokunursa, saha oyuncusuyla aynı kurala tabi olur. Rakip takıma serbest vuruş verilir ve kaleciye pozisyona göre sarı veya kırmızı kart gösterilebilir.
Hayır. Bir oyuncu kasıtlı veya kazara eliyle ya da koluyla gol atarsa, gol iptal edilir ve rakip takıma serbest vuruş verilir. Bu kural, 2019 IFAB revizyonuyla kesinleşmiştir.
Genellikle elle oynama sayılmaz. IFAB, oyuncunun topu görmediği ve tepki verme imkanı olmadığı durumlarda, kolun doğal pozisyonda olması koşuluyla devam kararını destekler.
Hayır. Futbolda el kuralı kapsamında basit bir ihlal için serbest vuruş veya penaltı yeterlidir. Kart yalnızca taktiksel faul, umut vaat eden atağı durdurma veya bariz gol şansını engelleme (DOGSO) gibi durumlarda gösterilir.
Hayır. VAR yalnızca gol pozisyonlarında, penaltı kararlarında ve kırmızı kart gerektiren durumlarda müdahale edebilir. Orta sahada verilen sıradan serbest vuruş kararlarını incelemez.
Juventus’un Serie A’nın 26. haftasında Como’ya 2-0 mağlup olduğu karşılaşma, İtalyan ekibi için sadece puan…
Avrupa arenasındaki temsilcilerimizden Fenerbahçe ile eşleşen İngiliz ekibi, İstanbul’da gerçekleştirilecek olan kritik müsabaka öncesinde destekçilerine…
Türk futbolu için milat sayılabilecek bir akşamın eşiğindeyiz. 26 Mart 2026 tarihinde, İstanbul'un kalbinde, Tüpraş…
Bundesliga sahnesi 6 Mart 2026 Cuma gecesi dev bir randevuya tanıklık edecek. Ligin zirvesinde yer…
İtalya futbolunun kalbi 1 Mart 2026 Pazar akşamı Roma’daki Stadio Olimpico’da atacak. Serie A’nın 27.…
İtalya futbolunun kalbi, 8 Mart 2026 Pazar günü San Siro'da atacak. Serie A'nın 28. haftasında,…